YURTDIŞI MARKA TESCİLİ NEDİR?

Marka hukukundaki genel prensiplerden en önemlisi olan ülkesellik prensibi gereğince, Türkiye’de tescilli marka dolayısıyla sahip olunan haklar, yabancı ülkelerde koruma sağlamamaktadır.
Marka tescilinden doğan haklar, sadece tescilin yapıldığı ülkede koruma sağlar. Markanın yurtdışında da korunması isteniyorsa, koruma talep edilen ülkelerde de markanın tescil edilmesi gerekmektedir.
Bu sebeple, özellikle ihracat yapan şirketlerin, ihracat yaptığı/yapacağı ülkelerde markasına hukuken koruma sağlaması gerekmekte, zira tescilsiz marka ile ihracat göze alınamayacak bir risktir. Yurtdışı marka tescilini ihmal etmek, şirketleri ilerleyen süreçte hukuken birçok problem ile karşı karşıya bırakmakta ve şirketleri çok büyük zararlara uğratabilmektedir.
Bu noktada, Madrid Protokolünün getirdiği ana düşünce tek bir marka başvurusu ile tescili talep edilen birden çok ülkede hukuki koruma sağlanmasıdır. Madrid Protokolü başvuru sistemi maliyeti ve tescil süresi en uygun olan başvuru sistemidir.
WIPO sistemi çerçevesinde bir başvuru yapabilmek için Türkiye’de aynı marka için bir marka başvurusu veya tescile sahip olmak gerekmektedir. Uluslararası tescil, 5 yıl boyunca Türkiye’de yapılan başvuru veya alınan tescile bağımlı olacaktır. Dolayısıyla Türkiye’deki başvuru veya tescil geçersiz olduğunda, uluslararası tescil de geçerliliğini kaybedecektir. Ancak, 5 yılın sonunda uluslararası tescil bağımsız hale gelecektir.
Markanın yurt dışında tescili oldukça önem arz eden ve fakat uzun soluklu bir süreçtir. Bu sürecin nasıl yönetildiği ise sonuçları doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, yurt dışında marka tescili öncesinde ilgili markanın tescilinin o ülkede mümkün olup olmadığına dair ön araştırmanın mutlaka yapılması gerekmektedir.